 |
| Menü |
 |
|
 |
| Reklam |
 |
|
 |
| Reklam |
 |
|
 |
| Radyo |
 |
|
 |
| En Çok Okunan |
 |
|
 |
| Takvim |
 |
|
 |
| Ruhuna El-Fatiha |
 |
 |
Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|
 |
|
 |
|
 |
 |
|
|
| Kategori: Sohbetler » Yazılı Sohbetler » Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ] Yazar: Dürr-i Yektââ
|
| Yorumlar (0)
|
 Mûsâ Efendi -kuddise sirruh- 'un İnfak Edebi... Merhum pederim Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-, her vesîleyle bizlere çok kıymetli nasihatlerde bulunurdu. Bu nasihatlerde en çok üzerinde durduğu husus, infaktı, yani Allâh’ın ihsân ettiği nîmetleri, O’nun rızâsı istikâmetinde cömertçe sarf edebilmekti. Derdi ki: “Evlâdım, mutlaka riyâzat1 hâlinde yaşayın ve Allâh’ın verdiklerini yine Allâh için infak edin!” |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Haftanın Konusu] Yazar: gencevliyam
|
| Yorumlar (1)
|
Evliya ; Evliyâya eğri bakma Kevn ü mekân elindedir Mülke hükmün süren oldur İki cihân elindedir.
Sen ânı şöyle sanursun Sencileyin bir âdemdir Evliyânın sırrı vardır Gizli âyân elindedir.
Bakın şöyle bir söz vardır. ''Doğru yolu bulduysan ne zaman varacağın önemli değildir. Yeterki doğru yolu bul. Allah hepimizi doğru yolu bulanlardan eylesin. İnşaallah bu yazıyı okuyanlarda doğru yolu bulmuşlar ki;...
|
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Haftanın Konusu] Yazar: gencevliyam
|
| Yorumlar (1)
|
 Tefsîr-i Kebîr'in müellifi büyük âlim Fahreddîn-i Râzî (rh.) ile, mâneviyat büyüklerinden Necmüddîn-i Kübrâ (k.s.) hazretleri muâsırdır. Her ikise de 13. asrın ortalarında Doğu'da yetişen güzîde âlimlerimizdendir. Fahreddîn-i Râzî (rh.), Herat ve civarında bozuk inançlar yaymakla meşgul olan Kerrâmiye gibi cereyanlarla mücâdele ediyor, Müslümanlar'ı bunların tehlikelerine karşı korumaya çalışıyordu. Bu itibarla, Ehl-i Sünnet dışı bozuk itikat ve amelde bulunup insanları iğfâl etmeye uğraşanlar, ondan uzak kalmaya gayret ediyorlardı. Nitekim Fahreddîn-i Râzî hazretleri, etrafında üç yüz kadar atlı talebe ve âlim ile Herat'a geldiğinde; hem devlet, hem din büyükleri akın akın ziyaretine gelmiş, alâka göstermişlerdi... |
Konu Devamı
|

|
|
| Kategori: Makale - Araştırma] Yazar: meçhule dost
|
| Yorumlar (3)
|
 Ne kadar kibirli dursada bardağın önünde eğilir çaydanlık. Öyleyse bu büyüklenme niye? Bu kibir, bu gurur niçin? Mütevazi ol hatta, hatta bir adım bile geçme gurur kapısından. Bardağı insan bunun için öper daima alnından... Erkin Vahidov |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma] Yazar: gencevliyam
|
| Yorumlar (0)
|
Dünyamızın üzerinde 10km kalınlığında bir şeffaf atmosfer vardır. Bu atmosfer sayesinde uzaydaki irili ufaklı gökyüzü taşlarından korunuruz. Bu taşların bazıları Ay'ın üzerine baktığımız zaman çok bellidir. Çünkü uzaydaki bazı irili-ufaklı gökyüzü taşları ayın üzerine düşer... |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma] Yazar: fatihbalkir70
|
| Yorumlar (0)
|
 Kainatın ilk; emrinden,bilim adamlarının ifadesiyle (Big Bang)Büyük patlamadan beri...Kainatın ilk; emrinden,bilim adamlarının ifadesiyle (Big Bang)Büyük patlamadan beri bir balan gibi genişlemekte ve galaksilerin birbirlerinden uzaklaşmakta olduğu, fizik ilmindeki büyük gelişmeler ve dev elektronik teleskopların yardımıyla ancak 1950'de anlaşılabildi . |
Konu Devamı
|

|
|
| Kategori: Sohbetler » Yazılı Sohbetler » Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ] Yazar: Dürr-i Yektââ
|
| Yorumlar (0)
|
 İki din kardeşi, birbirini yıkayan iki el gibidir.Tıpkı muhacirler ve ensar gibi...Dostluk; sevenin sevilende kendi husûsiyetlerini görmesinden kaynaklanır. Gerçek dostlar arasındaki muhabbet, fizikteki birleşik kaplar misâli, his ve fikirlerde aynîleşmeyi sağlar. Zîrâ gerçek dostluk, iki gönül arasındaki cereyan hattı gibidir. Bu cereyanla, yâni muhabbet akışı ile, dostların her hâli birbirine sirâyet eder. |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Videolar] Yazar: Sail Dervis
|
| Yorumlar (0)
|
Ruhunuza 7 dakikalık istirahat molası... HAC YOLU Beste:Cengiz Onural-Oğuzhan Balcı Tanburi:Murat Aydemir Kemençevi:Derya Türkan Orkestra:Macar Radyo Senfoni |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma] Yazar: Sail Dervis
|
| Yorumlar (1)
|
![Ed-dâi Nâyi AKDEMİR'in Kaleminden Cuma Mektupları: " Gözyasi vâdisinden [Bûselik Taksim]‏" Ed-dâi Nâyi AKDEMİR'in Kaleminden Cuma Mektupları: " Gözyasi vâdisinden [Bûselik Taksim]‏"](http://dervisinfikri.com/resim/duagu.jpg) Onlardan olana, (Ki) Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar ve o (ayetler) onların derin saygısını arttırır. [İsrâ, 109 *] Nice tahrîr edeyim nâmede derd ü elemin Bağrı yufka kağıdın, gözleri yaşlı kalemin "Aşık" ları tesiri altına almak için her türlü mârifetten uzak olan "ney"de bile bir çok perdeler, nağmeler güzel sesler yaratan, her nefeste kendisine muhtaç olduğumuz Rabbe şükürler olsun ki; "İçine aşk ateşi düşünce neyin, hakikat şerabını içip mest oldu her şeyim" [229. Mestmp3] |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Videolar] Yazar: Sail Dervis
|
| Yorumlar (3)
|
Araştırmacı Yazar İsmail Günday'ın Diğer Ülkelerde Yaşayan İnsanların Müslüman Türk Toplumuna Bakış Açısını , Özellikle Afrika'daki İnsanların Osmanlı Varisi Türkleri Nasıl Bildiklerini Tüylerimizi Diken Diken Yorumu İle Bizlere Anlattığı Konferansından Bir Kesit... |
Konu Devamı
|

|
|
| Kategori: Sohbetler » Yazılı Sohbetler » Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ] Yazar: Dürr-i Yektââ
|
| Yorumlar (0)
|
 Peygamber Efendimiz'in müezzinlerinden Abdullah bin Ümm-i Mektûm -radıyallâhü anh- zaman zaman Rasûlullâh Efendimiz'in yanına gelir: "-Yâ Rasûlallâh! Allâh'ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!" diye yalvarırdı. Peygamber Efendimiz de; o temiz yürekli sahâbîsini kırmaz, tatlılıkla bütün sorularına cevaplar verirdi. Birgün Kureyş'in ileri gelenlerinden birkaç kişi Peygamberimiz'in yanında bulunuyorlardı. Hazret-i Peygamber de: "Belki bu Kureyş'in ileri gelenleri imana gelirler de mâhiyetindekiler de hidâyet bulurlar." ümidi içindeydi. Bu sırada doğuştan âmâ olan müezzin Abdullah ibn-i Ümm-i Mektûm yine geldi. Âmâ olduğu için Rasûlullâh'ın yanında kimlerin bulunduğunu bilmiyordu. Bundan dolayı her vakitki ricasını tekrarladı. Misafirler yanında bu yersiz suâlden Hazret-i Peygamber üzüldü ve sıkıldı. Başını öte tarafa çevirdi. Alâka göstermedi. Bu durumdan Abdullah ibn-i Ümm-i Mektûm'un gönlü hafifçe incindi. Bunun üzerine Abese Sûresi'nin başında bulunan iki ayet nazil oldu: "Rasûlullâh, âmâ geldi diye yüzünü buruşturdu ve başını çevirdi." |
Konu Devamı
|
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma] Yazar: Dürr-i Yektââ
|
| Yorumlar (0)
|
 EFENDİM... Ne O’ nu anlatabilmek, ne de beyazı seyredebilmek için temiz ve beyaz bir sayfayı elime almam, yeterli değildi. Hiçbir şey, beyaz kadar temiz olmuyor ve hiçbir şey, O’nun kadar beyaza yakışmıyordu. “Nasıl”lığını (keyfiyetini) idrak edemeyen zihnim, O ikisi için cümle kuramıyordu. Belki de cümle kuramayan, kalbimin tâ kendisiydi. |
Konu Devamı
|
|  |
| Haftanın Sohbeti |
 |
 |
Riyaz'üs Sâlihîn Hadis Dersleri-Karışık Hadis-i Şerifler
|
|
 |
| Haftanın Konusu |
 |
 |
Velâdet-i Nebi sav.
|
|
 |
| Reklam |
 |
|
 |
| Duyurular |
 |
 |
|
|
 |
| Anket |
 |
 |
| Hayatınızda Tasavvuf'un Yeri Nedir? |
|
|
 |
| Ayet-i Kerime |
 |
|
 |
| Hadis-i Şerif |
 |
|
 |
| Dua |
 |
|
 |
| Son Dakika Haberleri |
 |
|
 |
|
 |