Bir çocuk, tam da oyun çağında iken sokak kapısının önüne dikilmiş, sadece ayakuçlarına bakıyorsa, arkadaşlarının oyununa katılmıyorsa, bir sıkıntısı var demektir.
''EYNE İHVÂNÎ?'' Müslüman müslümanın kardeşidir. Kim Müslüman kardeşini bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır." (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.)
"Doğrusu Allah, kendi uğrunda kenetlenmiş bir duvar gibi sıra halinde duran mü'minleri sever. Gerçekten mü'minler bir duvarın üst üste konmuş tuğlaları gibidirler" (Saff, 4)
Hayat, merhale merhale… Doğup büyüyen canlılar, dünya hayatının bir gerçeği olarak, bir gün gelip yaşlanıyor ve ömür defterini tamamlıyorlar. Doğum, hayatın devamı için, ne kadar tabiî ve gerekli bir basamaksa; ölüm de öyle bütün canlılar açısından; kaçınılmaz, tabiî ve zarûrî… Hayat sahnesine “merhaba” diyen her canlı aynı zamanda mukadder sonun bir namzedi… İstisnâî olarak, çeşitli sebeplerle yaşlanmadan ölenler bulunmakla beraber, “yaşlılık” da bir nevî “ölümün bekleme odası”!.. O yaşlılık günleri gelip de, insanın çevresinden el-ayak çekildiği…