
Hayat, merhale merhale…
Doğup büyüyen canlılar, dünya hayatının bir gerçeği olarak, bir gün gelip yaşlanıyor ve ömür defterini tamamlıyorlar.
Doğum, hayatın devamı için, ne kadar tabiî ve gerekli bir basamaksa; ölüm de öyle bütün canlılar açısından; kaçınılmaz, tabiî ve zarûrî… Hayat sahnesine “merhaba” diyen her canlı aynı zamanda mukadder sonun bir namzedi… İstisnâî olarak, çeşitli sebeplerle yaşlanmadan ölenler bulunmakla beraber, “yaşlılık” da bir nevî “ölümün bekleme odası”!..
O yaşlılık günleri gelip de, insanın çevresinden el-ayak çekildiği…