Ey Hak âşıkı! Sen güzellik Yûsuf'usun. Bu dünya da bir kuyu gibidir. Allâh'ın takdirine şikâyet etmeden boyun eğmek, sabretmek ise seni kuyudan çıkaracak, kurtaracak iptir. Ey dünya kuyusuna düşmüş olan Yûsuf! İp uzandı, onu iki elinle sıkıca tut. İpten gafil olma ve yakalamışken bırakma; çünkü ömür tükendi, akşam oldu. [Hz. Pir Mevlana]
"Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?"
- "Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım."
Asrı yüklenen bir Allah dostunu temâşâ ediyor yüreğim… Gözlerinde ümmetin sancısının yorgunluğu, alnında “min eseri’s-sucûd” ferahlığı, Allah rızası için bütün ufku aydınlatır düşünceleri…
Azerbaycan’da nasırlı ellerinin arasında Kur’ân okuyan balaların duâsındadır.
Kosova’da dikilen bir câmi haykırır her secdesiyle… Rabbe giden duâlarda, salavatlarla süslenir O’nun adı…