"Gül ile sümbülü sanki hâr almış Süleyman tahtını siyah mâr almış Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış Gama tebdil olmuş ülfetin çağı.. Seherin lahuti ikliminin bir demindeyiz ey gönlümAskin kalbe gelip gelip vurdugu bu demde artik fanilikten siyrilma zamaniBütün mahlukatin hep birden kendilerine nimet vereni zikre durdugu anda,seninde sükür zikrine baslama anin gönlüm....
Toprak ile su, ruh ile beden gibi birleşti insan oldu. İnsan toprağı bildi ama suyu bilmedi. Suyu reddetti. Bazıları, bazıları suyu anladı. Su gibi yaşadı, su gibi aktı gitti güzellikler diyarına… Kendini toprak zanneden zavallı çamurlaştı. Bedene gömüldü.
Sen çagirinca, kendime ayirdigim vakitlerden çalindigini düsündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdigim zamanlarin azalmasindan korktum. Vakit girince, içim "ciz" etti hep. Odamdan uzaklastim, biraktim isimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum. Ayak diredim, "az sonra kilsam da olur!" dedim. "Az sonra"larim "çok sonralar"a döndü, geç kaldim, geç kalmaktan utanmadim. Sonunda ayaklarimi sürüye sürüye vardim huzuruna. Pazarligimi vaktin daralmisligini bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçiyordu namaz ya; o yüzden çabucak kildim, selam verdim, hemen kalktim, rahatladim.
Yüreğimden ne geçiyorsa... Düşünmekten korktuğum bir zamandayım,neden korkuyorum ,neden susmaya bu kadar yelteniyorum bilmiyorum. AmA ÇOK KORKUYORUM.... Yaşamak ,okadar kolay ,okadar basit ki aslında .Yeter ki yürek olsun ,derdi kucaklamaya ,hepsi oluyor.....