Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Üye Girişi
Kullanıcı İsmi :
Parola :
Üye Ol | Parolamı Unuttum ?
Arama :
     
Ana Sayfa
Menü
 Haftanın Konusu
 Sohbetler
 Kuran-ı Kerim Öğreniyorum
 Kuran-ı Kerim Oku/Dinle
 Kuran-ı Kerim Meali
 Kuran-ı Kerim Tefsiri
 Kuran-ı Kerim Tilaveti
 Esma’ul Husna
 Peygamberimizin (sav) Hayatı
 Peygamberler Tarihi
 Sahabe-i Kiram
 İslam Tarihi
 İslam Dünyasından Haberler
 Hadis
 İlmihal
 Tartış-ı-Yorum
 Tasavvuf
 Tasavvufi Edeb
 Mesnevi'den Hikayeler (Sesli)
 Allah Dostları
 Mezhebler
 Mübarek Gün ve Geceler
 Makale-Araştırma
 Hanımlar İçin
 Çocuklar İçin
 Dini Hikayeler
 Adab-ı Muaşeret
 Dervişin Zikri-Dualar
 Tasavvuf Edebiyatı
 Ney Dinletileri
 Videolar
 Bant Tiyatrosu
 Dini Klip İzle/İndir
 İlahi-Ezgi Dinle/İndir
 Dini Film İzle/İndir
 Dervişin Kütüphanesi
 İletişim
Reklam
Reklam
Radyo
En Çok Okunan
» Dostuma yakışayım diye susuyorum
» ÜŞÜYEN KALBİME KONARMISIN?
» Ömer Tuğrul İnançer İle Aşk Üzerine...
» Hz.Mevlana'da Aşk
» Korkuyor!!!
» ASK-I GÖNÜL
» Sadece Gözyaşı...
» Sedef Çiçeği Hikayesi
» Aşk-ı Elif Ba
» Serdar Tuncer'den Hikmet Dolu Bir Şiir Daha:" Kurbanım"
Takvim
«    Mart 2010    »
PtSaÇrPrCuCtPz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Sakın Terk-i Edepten... (Yusuf Nâbî)
  Kategori: Tasavvuf Edebiyatı
  Yorumlar (0)


Sakın Terk-i Edepten... (Yusuf Nâbî)
Nâ-bî (Olumsuzluk) edatlarını kendisine isim edinecek kadar mütevazi şair Yusuf Nâbî'nin Peygamber-i Zişan'a ithafen Medine yolunda ketb eylediği şiirin öyküsü...



Osmanlı devletinde yetişen bir şairdir.
İsmi Yusüf ise de, (Nabi) diye meşhurdur.

Zamanın Sultanından izin alıp bir kere,
Çıktı bir kafileyle, hacca gitmek üzere.
Nabi’nin bulunduğu kafilede, o zaman,
Devlet ricalinden de, bulunurdu çok insan.

Resulullah'a olan sevgi ve aşkı ile,
O, Hicaz yollarında, uyumadı az bile.

Kafile yaklaşınca, Medine'ye nihayet,
Zirvesine çıkmıştı, ondaki bu muhabbet.

Her bir adım attıkça, o sevgi artıyordu.
Kalbi, Resulullah'ın aşkıyla yanıyordu.

O böyle yanıyorken, sevgi ve muhabbetle,
Gördü ki, uyur biri, ayakları kıblede.

Onu bu vaziyette görünce Yusüf Nabi,
Üzüldü, kederlendi, kırıldı ince kalbi.

Onu uyandıracak yüksek bir sesle hemen,
O anda, şu şiiri okudu düşünmeden:

(Sakın terk-i edepten, kûy-ü mahbub-u Hüdadır bu.
Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafa'dır bu.

Müraatı edep’le, gir Nabi bu dergaha.
Mutaf-ı kudsiyandır, busegah-ı enbiyadır bu.)

Daha bir çok beytlerle, Peygamber-i zişanı,
Methedip, uyandırdı o gafil uyuyanı.

O kişi, bu şiiri işitince Nabi’den,
Hatasını anlayıp, doğruluverdi hemen.

Ve Nabi’ye sordu ki: (Ne zaman yazdın bunu?
İkimizden başkaca, bunu duyan oldu mu?)

Dedi: (Söylememiştim, bunu ben daha önce.
İlk defa söylüyorum, sizi böyle görünce.)

Bu cevabı duyunca, aldı rahat bir nefes.
Dedi ki: (Aman Nabi, duymasın başka bir kes.)

Yaklaşmıştı kafile o sabah Medine'ye.
Vardılar ezan vakti, mescid-i Nebeviye.

Velakin baktılar ki, mescid-i Nebeviden,
Müezzinler bu şi’ri okurlar hepsi birden:

(Sakın terki edepten kûy-ü mahbubu Hüda'dır bu,
Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafa’dır bu.)

Nabi ile o kişi, şaşıp hayretlerinden,
Gelip süal edince müezzinin birinden,

Dedi ki: (Resulullah bütün müezzinleri,
Rüyada ikaz edip, verdiler ki şu emri:

(Bu sabah, ümmetimden Nabi isminde bir zat,
Ziyarete gelir ki, yakındadır şu saat.

Sabah, ezandan önce, onun şu şiirini,
Okuyarak kutlayın, buraya girişini.)

Biz de, Resulullah'ın verdiği emre uyduk.
Bunu, Ondan öğrenip, hep birlikte okuduk.)


Şair Nabi duyunca, bu sözü müezzinden,
Sevinç gözyaşlarıyla ıslandı yüzü birden.
Abdüllatif Uyan
-----------------------------------

Ve Şair Nâbi göz yaşları içinde müezzine:
- O iki cihanın Efendisi, gerçekten Nâbî mi dedi, o benim ümmetimdendir mi buyurdu? diye sorar.

Müezzin:
- Evet, Nâbî dedi, o benim ümmetimdendir buyurdu, deyince, Nâbî bu iltifata daha fazla dayanamaz, sevincinden düşüp bayılır.

Sakın Terk-i Edepten... (Yusuf Nâbî)

[/center]Şiirin Metni[center]
“Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-i Hüdâdır bu;
Nazargâh-ı ilâhîdir makâm-ı Mustafâdır bu.

Habîb-i Kibriyâ’nın hâbgâhıdır fazîlette
Tefevvuk-kerde-i arş-ı Cenâb-ı Kibriyâdır bu.

Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-ı adem zâil
Amâdan açdı mevcûdât dü çeşmin, tûtiyâdır bu.

Felekde mâh-ı nev bâbüsselâmın sineçâkidir,
Bunun kandili cevzâ matla-i nûr-i ziyâdır bu.

Mürâ’ât-ı edeb şartıyle gir Nâbî bu dergâha
Metâf-ı kudsiyândır bûsegâh-ı enbiyâdır bu”


Mânâsı:

Edebi terketmekten sakın; Burası Allâhü Teâlâ’nın Habibi’nin yeridir.
Burası Allâhü Teâlâ’nın nazar ettiği, Mustafâ (s.a.v.)’nın makâmıdır.

Habîb-i Kibriyâ’nın yeridir ki; Fazilette üstünlük bakımından Allâhü Teâlâ’nın arşının üstündedir.
Bu mübârek toprağın parlaklığından yokluk karanlıkları sona erdi.

Yaratılmışlar iki gözünü körlükten açtı,
Zîrâ burası kör gözlere şifâ veren bir sürme gibidir.

Gökyüzündeki hilal onun kapısının yüreği yaralı âşığıdır.
O gökyüzündeki hilâle ışığının nûrundan veren kandildir.

Ey Nâbî! bu dergâha edebin şartlarına riâyet ederek gir.
Zîrâ burası meleklerin etrafında pervâne olduğu ve peygamberlerin hürmetle öptüğü tavaf yeridir.”

       
  Yorum Ekle
İsim:
E-Mail:

Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu (CAPCHA)
Kodu Güncelle
Güvenlik Kodu:



Haftanın Sohbeti
Riyaz'üs Sâlihîn Hadis Dersleri-Karışık Hadis-i Şerifler
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.

Haftanın Konusu
Velâdet-i Nebi sav.
Makaleyi Okumak İçin tıklayınız.

Reklam
Duyurular

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Anket
Hayatınızda Tasavvuf'un Yeri Nedir?

Olmazsa Olmaz
Önemli
Bu Zamanda Yaşanılmaz
Gereksiz

Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
   
Ana Sayfa  |  İletişim  |  Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  |  Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  |  Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
Genel Videolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, Toplist islamiHit.com domain